20 Nisan 2017 – Songline’ın ne olduğunu biliyor musunuz? İki hafta sonra başlayacak Avustralya seyahatim öncesi okumalarıma kadar ben de bilmiyordum. Bruce Chatwin’in aynı adlı kitabında “songline” olgusunu şu şekilde açıklıyor -“Aborjinlerin ruhani varlık olarak kabul edilen atalarının, ülke boyunca seyahat ederken ayak izleri boyunca sözler ve melodiler bıraktığına inanılırdı. Tüm Avustralya bir beste gibi okunabiliyordu. Ülke boyunca bestelenmemiş  bir kaya veya nehir neredeyse bırakılmamıştı”. Sanki müzik ile dile gelen bir harita gibi geliyor kulağa.  Chatwin’in bu harika kitabını bitirince umarım size daha çok bilgi aktarabileceğim.

16 Nisan 2017 – Hep karanlık hep karanlık, Yeter artık yeter, Bir avuç kar beyazı, Bir adım yol bana , Bir nefes ver, Bir fısılda,  Dağlar duvar olsa önüme, Yollar kördüğüm düğümlense, Dönmem gözümü dağlasalar, İpe götürseler bir kuş uçur yeter, Bir küçük pencere, Bir aydınlık bana…

 

13 Nisan 2017 – İstanbul Modern Sanat Müzesi perşembe günleri hem ücretsiz hem de akşam 8’e kadar açık. Ben de bugün uzun süre sonra ilk defa İstanbul Modern’i ziyaret ettim. Oldukça kalabalık olan müzedeki vaktimin büyük bir kısmını fotoğraf çekerek ve Roger Ballen sergisini gezerek geçirdim. Roger Ballen’in fotoğrafları ilk bakışta bana hemen insanı irkilten portreleriyle Diane Arbus’u anımsattı. Eve geldikten sonra okudum ki Roger Ballen ve Diane Arbus arasında ilgi kurma çabası fotoğraf aleminde kolaya kaçma olarak nitelenip çok da makbul kabul edilmiyormuş. Sergiyi 4 Haziran 2017’ye kadar ziyaret edebilirsiniz.

 

22 Mart 2017 – Belki siz de Londra ve New York gibi kaldırımları dümdüz olan ve çok fazla efor sarfetmenize gereken kalmadan ana ulaşım yönteminizin kendi ayaklarınız olabildiği şehirlere özeniyorsunuzdur. İstanbul’da bu hissi biraz olsa verebilecek en iyi bölgelerden birisi de Anadolu Yakasında Bağdat Caddesi ve sahil hattı. Dün müthiş havadan da istifade ederek caddede uzun bir yürüyüşten sonra, tam bir İstanbul keyfi yaşayabilmek adına Kadıköy’den Eminönü motoruna bindim. Puslu havada gemiler hayalet gibi gözükse de, kuşlar tüm yolculuk boyunca motora eşlik ettiler.

21 Mart 2017 – Bu sabah ailemi ziyaret için Anadolu yakasına geçtikten sonra, dönüşte sisler altında tarihi yarımadanın güzelliğine dayanamayıp Beşiktaş vapuru yerine Eminönü vapuruna bindim. Kararı sisten etkilenip versem de, bana daha cazip gelen bir iki kareyi Karaköy’ün alt geçitlerinde yakaladım.

16 Mart 2017 – Bugün Levent – Nispetiye arası olan kısa metro hattını kullandım. Metro istasyonunda İstanbul’un diğer istasyonlarına oranla daha canlı bir ışıklandırma var. Ancak koridorlar kısa olduğu için çok fazla değişik perspektiflere olanak vermiyor. Şu ana kadar hayatımda gördüğüm tüm metro istasyonları arasında Moskova ve Münih metroları favorilerim. Stokholm de enteresan metro sanatıyla ünlü olsa da, bu şehre seyahatlerimde bir türlü bu hatlara zaman ayıramadım.

13 Mart 2017 – Bu sabah fotoğraf ekipmanı için daha önce webde gördüğüm bir sırt çantasına bakmak için evden Eminönü’ne yürüdüm. Teşvikiye’den Eminönü yürüyüşü İstanbul’da neredeyse sevdiğim tüm bölgelerden geçtiği için en favori rotalarımdan. Yürüyüş esnasında zaman zaman yağmur yağsa da, yağmur sayesinde Galata Köprüsü üzerinde her daim görebileceğiniz balıkçıların bu müthiş moda showuna şahit olabildim.