• Yer: Kyoto, Japonya
  • Seyahat Tarihi: 10 Şubat - 15 Mart
  • Gun: 12 Şubat
  • #ÜÇÜNCÜGÜN

Bugün çalışmam lazım. Günü yine Kyoto`da geçirmek için bahanemi bulmuş oluyorum. Anteroom`da kahvaltı sonrası önce rotamı otuz dakikalık bir yürüyüş mesafesinde olan Tori Tapınağına çeviriyorum. Tapınak gerçekten de özellikle arka plandaki mavi gökyüzü ve bulutlarla çok etkileyici. Toji bir “temple”. Benim de ancak Japonya seyahatlerim neticesinde öğrendiğim üzere temple/tapınaklar budizmin parçasıyken, en baş örneklerinden birisi Fushimi Inari olan “shrine” lar ise shinto dininin parçası. Budizm ve shinto birbirinden farklı iki dinler.

Kanji-in Temple

Toji Temple’ın giriş kısmı saygılarını sunan Japonları izlememe olanak verecek şekilde sakin olsa da, arka kısımda kuyrukları farkediyorum. Tapınaktan çıkıp, şehre doğru yürümeyi planlarken sağda Kanchi-in Tapınağını görüyorum. Dışarıdan içerideki bahçe görülebildiği için hemen ayakkabılarımı çıkararak giriyorum. Şüphesiz şu ana kadar ziyaret etme şansı bulduğum en küçük ama en güzel tapınak. İçerideki zen bahçesi, sakinliği ve bir odasında deneyimleme fırsatı bulabildiğiniz macha sunumu ile daha önce bu tapınağı nasıl farketmediğine hayıflanıyorum.

Blade Runner Kyoto

Günün geri kalanını ise çalışmaya ayırmam gerekiyor. Dün akşam tespit ettiğim kitapçıya dönüp yukarıdaki geniş masalardan birisine yerleşiyorum. Çalışmam bittikten sonra kararlıyım – bu akşam erken odama dönüp, Çarşamba başlayacak Kumano Kodo yürüyüşü için bacaklarımı dinlenme seanslarına başlayacağım. Ama öyle olmuyor tabi. Hava soğuk ama çok açık. Önce tepede olması nedeniyle Kyoto`nun en görkemli tapınaklarından olan Kiyamuzu Dera`ya yürüyorum. Tapınağa çıkan yokuşta, bu tapınağı ilk ziyaret ettiğim 2012 yılına göre inanılmaz bir kalabalıkla karşılaşıyorum. 2012`de kapanış saatine yakın sadece ben ve fotoğraflarını çektiğim beş okul öğrencisi vardı. Şimdi sanırım binlerce kişi. Kalabalığa rağmen gün doğumuna yakın tapınağın kırmızı mimarisi en sevdiğim renk olan turuncuya dönüyor. Hava kararıyor. Otele dönmek için çok geç. Zira Kyoto`nun gecesi gündüzünden de daha güzel. Saatlerce bir o sokağa bir bu sokağa girip fotoğraf çekiyorum. Bu akşam uykum el verirse Martin Scorsese`nin 17/ yüzyılda Japonya`da hristiyanlara uygulanan baskıya ilişkin filmi Silence`i izlemeyi planlıyorum. Kumano Kodo öncesi iyi bir fikir mi çok emin değilim gerçi.

11 Şubat 2018