• Yer: Avustralya - Yeni Zelanda
  • Seyahat Tarihi: 7 Mayis - 26 Mayis 2017
  • Gun: 10 Mayis 2017
  • #dorduncugun

Bu sabah odamdan çıkmam saat 9`u buluyor. Neyse ki artık o saatte tüm kahve dükkanları açık. Şehrin en çok övülen kahvecilerinden Patricia Coffee`ye doğru yola koyuluyorum. 10 dakikalık yolu yürümem neredeyse yarım saati buluyor – her sokak ve bina o kadar güzel ki, sürekli duraklıyorum. Patricia Coffee House`a geldiğimde ise önce anlamıyorum vardığımı – avukat giyimli insanlar dar bir sokakta bekliyor. Herhalde bir hukuk bürosunun sigara içme alanı diye düşünüyorum. Sonradan anlıyorum ki o avukat giyimli insanlar Patricia önünde kuyruk oluşturmuş! Bir kahveci önünde kuyruk! Mekan önünde biraz oyalanıyorum, insanları inceliyorum, içerideki barıştaların ciddiyeti inanılmaz. Maalesef sabah kahvem için sıra bekleyecek kadar sabırlı bir insan değilim. Biraz fotoğraf çekip başka bir kahveci aramaya başlıyorum. Daha görür görmez ışığına vurulduğum Little Avenue tam aradığım yer. Hemen kahvemi ısmarlayıp, bembeyaz tezgahta konuşlanıyorum. Melbourne`daki insanlar gerçekten de çok rahat ve keyifli gözüküyorlar – en azından dışarıdan. Sanki hiçbir hayat telaşı ve öfkesi taşımıyorlar gibi.

Melbourne`da öğe vakti

Bu seyahatin bünyemde yarattığı heyecandan kahvaltı etmediğimi ancak farkediyorum. Saat 12 ölmüş bile. Öğle vaktinde her mekanın kapısında kuyruk var. Saat 1.30 gibi ekmeksiz marula sarılı hamburgeri de olan Betty`s Burger`da barda bir yer buluyorum. Avustralya`da et hem çok leziz hem de diğer ürünlere oranla daha pahalı değil.

Viktorya Ulusal Kütüphanesi

Günün geri kalanı Melbourne`a adeta bir film seti izlenimini veren dar sokaklarda fotoğraf çekerek ve şehrin kuzey kısmındaki grafiti sokaklarını ziyaret ederek geçiyor. Şehrin en sevdiğim binası olan kütüphaneyi de ikinci kere ziyaret ediyorum. Ertesi sabah erkenden Yeni Zelanda yolcusuyum – erkenden otele dönüp biraz dinleniyorum. Heyecandan uyku ıse nafile – iki saat uykuyla yine havaalanındayım.