• Yer: Avustralya - Yeni Zelanda
  • Seyahat Tarihi: 7 Mayis - 26 Mayis 2017
  • Gun: 15 Mayis 2017
  • #dokuzuncugun

Bu sabah artık Mt. Cook`a veda vakti. Doğa ağırlıklı seyahatler ister istemez stresi de belirli bir ölçüde beraberinde getiriyor. Planladığınız çoğu aktivite hava durumuna bağlı – kimi coğrafyalarda havaya bağlı olarak kaldığınız yerden çıkamayacağınız dönemler bile olabiliyor. Mt. Cook Ulusal Parkı da hem çok çabuk değişebilen iklim koşulları hem de ünlü sisi nedeniyle hava açısından stres yaratabilecek rotalardan. Benim şansıma ise iki gün boyunca tamamen güneşli bir hava vardı. Bana tüm zirvelerini gösterdiği ve en güzel rotalarında yürümeme izin verdiği için Mt. Cook`a içimden teşekkür edip, Queenstown otobüsüne binmek için beni Twizel`a kadar götürecek shuttle`a biniyorum. Bugün shuttleda yalnızca iki kişiyiz. Twizel`a Pukaki Golü kenarından kırk beş dakikalık bir yolculuk sonrası varıyoruz. Twizel`da iki saatim var otobüs öncesi. Hava kapalı ve soğuk. Bana Amerikan banliyölerini anımsatan bu kasabada kendime bir kafe buluyorum. Nedense Yeni Zelanda`da her kafede olan domates çorbasını içtikten sonra, her zamanki gibi hızlıca kahve aşamasına geçiyorum.

Mt. Cook – Twizel yolu

Saat 1.30`da Queenstown otobüsü geliyor. Yaklaşık üç saatlik bir yolculuk var önümde. Bu mevsim yolculuğun her aşaması oldukça rahat, yolun ortasından otobüse binmiş olsam da rahatça pencere kenarında bir koltuk buluyorum. Her ne kadar Yeni Zelanda`da otobüs seyahatlerinde manzaraya bakmaktan başka birşey yapmanıza çok fırsat kalmasa da, biraz fotoğraf taraması ve kitap okumaya da vakit ayırabiliyorum. Akşamüstü 5 gibi Queenstown`dayız. Yeni Zelanda`nın ve hatta Dünyanın macera merkezi olarak nitelenen bu şehir (bungee jumpingden, birbirine çok yakın iki kaya arasından sürat motoruyla geçtiğiniz jet boata kadar bir çok adrenalin dolu aktivitenin merkezi) tahmin ettiğimden çok daha sevimli. Wakatipu Golü kıyısında konumlanmış 28.000 nüfuslu bu şehir tam bir sahil kasabası havasında. Gol kenarında ve gole dikey uzanan caddelerde bir çok restoran var. Biraz yokuş yukarısı olan otelime yerleştikten sonra merkeze geri dönüyorum. Işıl ışıl sokaklarda dolaştıktan sonra, iç dekorasyonunu dışarıdan çok sevdiğim Toro`da akşam yemeği yiyorum. Yeni Zelanda mutfağı açısından çok öne çıkan bir ülke değil ama başta asya mutfağı olmak üzere en küçük kasabalarda bile bir çok farklı restoran seçeneğiniz oluyor. Yemek sonrası Queenstown sokaklarında biraz daha dolaştıktan sonra otelime dönüyorum. Yarın rota Milford Sound yolunun başındaki Te Anau.

Queenstown